$ Editörden $
Astroloji
Aşk ve Sevgi
Bayanlar
Bebek isimleri
Biyografi
Cep Melodi
Cinsellik
Doğa ve Hayvanlar
Eğitim
Erkekler
Fıkralar
Gazeteler
Gerekli Linkler
Haberler
Hazır Mesajlar
Hikayeler
Islamiyet
Komedi
MSN
Otomobil
Oyun Hileleri
Oyunlar
Programlar
Radyolar
Resimler
Rüya Tabirleri
Sağlık
Yemek Tarifleri
Şiirler

Anasayfa yap

Favorilere ekle

iletişim

Son nefes

Zamanı gelmişti . Gözlerini kapattı ve son bir kez ,yaşadığı bu bomboş hayatı anımsamak istedi.Geçmişte yaşanmış kayda değer hiçbir şey yoktu.
Ne fakir, ne de zengin . Esnaf bir aile çocuğuydu .Aileden gereken terbiyeyi almış, akıllı,uslu bir çocuktu.Okula gitmeyi değil ama okumayı çok severdi.Dergilerdeki renkli sayfaları kesip duvarlara yaptırırdı.Etrafındaki bir çok insan gibi basit bir hayat yaşıyordu.Asla içinde var olmadığını hissettiği basit bir hayat.Hep sustuğu bu yıllarını unutmak istercesine 16 sında ayaklandı duyguları .Artık kopmak istiyordu buralardan.Yepyeni bir hayatın kollarına bırakmak istiyordu kendini.Belki yörenin belki de erkekliğin verdiği bir cesaretti ki evden ayrılarak,yalnız yaşamaya karar vermişti. İlkokulu bitiremeden atlamıştı iş hayatına. Bankada biriktirdiği para onu bir süre geçindirirdi . Zaten bu hayatta da yalnız hissetmiyor muydu kendisini? Birkaç eski eşya alarak yeni evine taşınmıştı bile.Hayatına anlam katan eserlerini yerleştirdi gelişi güzel.Çizdiği resimler ve sayfalar dolusu şiirler kafiydi evinin dolmasına.İşte şimdi gerçekten yalnızdı.Dört duvar arasında kendi kurallarıyla yaşayacağı yeni hayatın hayalini kurarken aç olduğunu hissetti. Yerinden hızla kalkarak yüzündeki garip gülümsemeyle marketten aldığı ekmeği, peynir ve zeytini masaya koydu.Ve yiyebildiği kadar yedi. Sanki yılardır açtı.Yerdeki eski yatağa gözü takıldı. Zıplarcasına yatağın üstüne atladı ,gözlerini tavana dikti ve uzun süre öyle kaldı.Neler geçmiyordu ki aklından.Göz kapakları ağırlaştı ve uzun bir yolculuğun kollarına bırakıverdi kendini.
İşte yeni bir gün,yeni bir adım hayata tutunmak için.Daha önceden çalıştığı yerde bir miktar parası kalmıştı.Onu almak için yola koyuldu.Ara sırada da dükkanların camlarına bakarak ‘eleman aranıyor ’yazısı arıyordu.Yeni bir hayata yeni bir iş olmalıydı. Dükkanın önüne geldiğinde içi bir tuhaf oldu. 6 senesi geçmişti bu karanlık mekanda.Mobilyalar onun elinde şekilden şekle giriyordu.Çok başarılıydı bu işte, fakat bu bile mutlu etmiyordu onu.Son kez görmek istediği patronu karşısına çıktı birden.Asık suratlı yaşlı adamdan parasını nasıl isteyecekti diye düşünürken birden ona uzatılan 168.550.000 TL yi görünce şaşırdı. Parayı aldı, fısıldarcasına sağol dedi ve hızlı adımlarla uzaklaştı oradan.Oh be işte buydu hayat ,ilk şans rüzgarı ensesini okşamıştı bile.Her şeyin bu kadar kolay olacağını umut ederek iş armaya başladı. ‘Tezgahtar aranıyor ’ yazısını görünce hemen içeri daldı.Bu ne kadar güzel bir kokuydu. Kendisini çiçek bahçesinde çimlere uzanmış gibi hissetti.Ama burası çiçekçi değil bir antika dükkanıydı.Etrafta kimseler yoktu.Kısık bir sesle kimse yok mu diye seslendi.Tatlı bir sesle irkildi. Merakla sesin geldiği yöne doğru döndü ve asla unutamayacağı o anı yaşadı.Gözlerinin yerinden fırlayıp,kalp atışlarının davul sesini andırdığı o an eli ayağına karıştı.Bir an heyecandan titremeye başladı ve bayılacak gibi hissetti kendini. Tanrım. Kim bu güzel.Bal rengi gözlerinde kaybolmak,dudaklarını dudaklarının arasında hapsetmek istediği bu kadın.Beni al dercesine çıldırtıcı bir fizik.Seksi bacaklar… Kendine gelmeliydi. Küçük çocuklar gibi davranmamalıydı .Bir işe ihtiyacı olduğunu hatırlamalıydı. Ve işte yine o tatlı ses .Ne istemiştin ufaklık.Ne ufaklık mı ? Başından kaynar sular indi bir an .16 yaşında olabilirdi ama hiçte ufak değildi.Hele böyle bir kadının yanında asla ufak olamazdı. Birden kendini toparladı.Ciddi bir tavır alarak sesini kalınlaştırdı ve iş için gelmiştim dedi.Birden arka arkaya gelen sorularla kendini sınavda sandı.
- Kaç yaşındasın?
- 16 ama çok yakında 17 olacağım.
- Daha önce çalıştın mı ?
- Evet efendim. 6 sene mobilyacıda çalıştım. Kalfalık belgem var.Mobilyalardan iyi anlarım.
- Peki tezgahtarlık yaptın mı ?
- Yapmadım ama yapabilirim.Antika mobilyalardan da anlarım.
- Ya okul.Ne mezunusun?
- Şey,ilk okuldan terk.Yani okuyamadım.
- Fakat ben en az lise mezunu olan birini arıyorum.Hem de işi bilen tecrübeli birini.
- Şey, ben yani elimden geleni yaparım efendim. Okula gitmedim ama hesap kitabım iyidir.Saat sorunum olmaz, Çok çalışırım mesai bile yaparım .Fazla para istemem.
Bu işi istiyordu ve bu kadını da.Yalvarır gözlerle baktı.
- Anladım.Şuraya telefonunu yaz ,adını soyadını da.Ben sana haber veririm.
- Ama efendim telefonum yok.Yeni bir eve taşındım da.
- Yalnız mı yaşıyorsun yani?
- Evet efendim.
- Yaşın 16 ydı değil mi?
- Evet ama yakında 17 olacak efendim.
- Ailen yok mu, daha küçüksün neden yalnız yaşıyorsun?
- Ailem var efendim.Ben artık tek başıma yaşayabilecek yaştayım.
- Daha ufaksın da zor işin.
- Şey efendim ufak sayılmam 17 yaşına gireceğim.Hem zaten ekmem paramı kendim kazanıyorum.Yani ufak değilim.
- Peki peki anladık. Ufak değilsin .Madem durum böyle sana bir fırsat vereceğim.İşe alındın ufaklık.
- Yaşasın ,şey yani pardon.Birden şaşırdım,yani çok sevindim de.
- Ama bak hemen söyleyeyim,öyle sağa sola takılıp işleri aksatmak yok.Sana 100 milyon maaş artı sigortan.Yemeği istersen burada benimle yersin.Yol sana ait.İleride çalışmanı beğenirsem şartlar daha iyi olabilir tamam mı.Bak bu iyiliğimi de unutma. Tamam mı ufaklık.
- Teşekkürler,çok teşekkürler efendim.Çok çalışacağım.Elimden gelenin en iyisini yapacağım.
- Tamam anlaştık .Şimdi bazı belgeler lazım .Şu kağıtta yazıyor.Bugün bunları hallet yarın 8 de burada ol tamam mı ufaklık.
- Tamam efendim.Şey efendim yalnız bana ufaklık demeseniz ,benim adım Engin.
- Tamam tamam Engin Bey biliyorum sen 17 yaşına gireceksin yakında.Ha bu arada benim adım da Pınar.
- Memnun oldum efendim.
- Sende Bana efendim demezsen sevinirim.
- Tamam Pınar Hanım.Teşekkürler.Yarın sabah 8 de buradayım.
- Tamam,hoşça kal.
O kapıdan çıkarken yine içini bir heyecan kaplamış. Şans rüzgarının hala onunla olduğunu hissetmişti.Her şey bir anda değişivermişti.Yeni bir ev,Yeni bir iş ve hatta yeni bir aşk.Bal gözlü bu kadına aşık olmuştu birden bire.Bedenini saran ateşle uzaklaştı oradan.Belgelerini tamamlarken vakit çok hızlı geçmişti.Biraz ilerde küçük,sevimli bir park vardı.Oraya doğru ilerledi ve bir bankın üzerine oturdu.Bugün bütün yaşadıklarını , hissettiklerini kafasında canlandırmaya çalıştı.Keşke biraz daha büyük olsaydı.Kadın haklıydı tabi ufaklık demekte. Nerdeyse aralarında 9-10 yaş vardı.Belki de daha fazla.Ama olsun aşkın yaşı olur mu diye teselli etmeye çalıştı ama nafile. Olur tabi olmaz mı, bak kadın seni bir erkek olarak bile görmedi. Sen bir ufaklıksın sadece.Oğlum vazgeç bu aşktan. Bak ne güzel bir iş buldun.Zaten oda sana bakmaz, diye bin bir düşünce dolaştı beyninde.Ama o ne güzellikti dedi içinden .Daha önce hiç böyle bir şey hissetmemişti Daha doğrusu hiç aşıkta olmamıştı.Hatta kız arkadaşı bile olmamıştı.Çirkin miydi? Hayır, sevimli ,sempatik ,delikanlı hatta çok da yakışıklıydı ama öyle bam başka bir dünyadaydı ki kimseleri fark edememişti hayatında. Kafasının çok karıştığını anladı, ayağa kalktı ve küçük evinin yolunu tuttu. Yarının çabucak gelmesini istiyordu ve zaman öyle bir şey ki onu kollarına alıp hızla savurmuştu ta nerelere. İşte 36 gün olmuştu bile çalışmaya başlayalı.Nasıl geçip gittiğini kendi bile anlamamıştı. İşlere çok çabuk alışmıştı.Pınar’a da tabi. Aralarında çok güzel bir arkadaşlık başlamıştı. Dükkanın müşterisi boldu. Daha doğrusu Pınar’ın çevresi çok genişti.Çok nadir yalnız kalıyorlardı.Bu zamanlarda da okuldan, işten, hayattan bahsediyorlardı.
İşte yine sabah erkenden dükkanın önündeydi.Kapının açık olduğunu fark etti. Pınar erkenciydi bugün. Saçlarını kestirmiş ve boyatmıştı. Üzerinde Mini bir etek ve askılı bir bluz vardı. Çok güzel gözüküyordu. Her zaman çok güzeldi ama bugün daha bir güzeldi. Ona dokunmak istiyordu. Delice dudaklarına yapışmak, saçlarını okşamak, sarılmak sarılmak… Off, nasıl yapabilirdi , yanına yaklaştı. Çok heyecanlıydı, Nereden söze başlamalıyım diye düşünürken, Pınar şefkatli bir biçimde elini omzuna atmıştı.
- Söyle bakalım ,ufaklık. Neyin var. Bir sorunun mu var.
- Hayır. Sorun yok Fakat canım sıkılıyor.Aslında sizinle biraz konuşmak istiyorum.
- Hadi söyle bakalım.Biliyorsun ki benimle her konuda konuşabilirsin.Hadi anlat.
- Evet biliyorum,teşekkürler.Biraz özel bir konu ama.
- Yoksa bir kız konusu mu ufaklık, hadi çekinme anlat.
- Evet ama utanıyorum.
- Utanacak ne var.Genç ve yakışıklısın,tabi ki seninde hayatında kızlar olacak.
- Evet ,birini seviyorum.Ama ona söylemekten çekiniyorum.Beni yanlış anlamasından korkuyorum.
- Neden yanlış anlasın ki ,sevmek kötü bir şey mi? Bence söylemelisin.Hem ben tanıyor muyum bu şanslı kızı.?
- Şey, sayılır. Aslında bir sorun var.Yaşı benden büyük ve bana o gözle bakmıyor.
- Nerden biliyorsun söyledin mi? Hem yaş neyi değiştirir ki. Sevmenin yaşı ve zamanı olmaz ufaklık.
- Biliyorum ama yinede korkuyorum.Benden uzaklaşmasından… İlk kez aşık oluyorum,ilk kez seviyorum ve daha önce kimse olmadı hayatımda.
- Canım.Demek ilk kez. Bilirim ,kolay değildir.Bende öğretmenime aşık olmuştum.Ama ona hiç söyleyemedim.
- Ya.
- Evet , o zamanlar çabucak büyümek istemiştim.
- Bende bunu istiyorum.Çabucak büyümeyi.Beni fark etsin istiyorum.Onu aklımdan çıkaramıyorum.Hem de ilk gördüğüm günden beri.Bu beni kahrediyor.
- Anlıyorum,bence ona söyle.Belki o da seni seviyordur.
- Sanmıyorum, Bana abla gibi davranıyor.Bundan nefret ediyorum.Halbuki ben onu sımsıkı tutmak ve bir daha hiç bırakmamak istiyorum.Daha önce bunları hiç yaşamadım.Benimle dalga geçmesinden korkuyorum.
- Neden dalga geçsin ki? Sevmek ayıp mı? Bence şansını dene.Bazen hepimizin içinde yatan arzular vardır.Bunlardan korkup, hep geriye bir adım atarız ve başladığım noktaya döneriz.O yüzden hep mutsuz oluruz.Ona söylemelisin.
- Nasıl yapmalıyım? Yanlış yapmaktan korkuyorum.
- Daha küçüksün ,belki gelip geçici bir tutkudur ,daha birçok kadın olacak hayatında .Ama pişmanlıklarla yaşamaktansa, belki demektense ,söyleyemeden yaşamaktansa söylemeli ve en azından bir sonuca varmalısın.
- Onu kaybetmek kendimi de kaybetmek demek.
- İstersen ben konuşayım.
- Yok,hayır,olmaz.Yani sorun olmak istemem.
- Olur mu canım ne sorunu.
Şimdi ne yapmalıydı.İçindeki duygular coşmuş ve karmakarışık olmuştu.O an Pınar’ın bacaklarına dokunmak,ona sarılıp,dudaklarına yapışmak ve delice sevişmek istiyordu.Ama nasıl? Biran cesaretini topladı.Pınar’ın gözlerine baktı ,yavaşça yaklaştı. Ve ve işte o an. Saçlarından tutup dudaklarına yapışıverdi.Elleri titriyordu,Harikaydı.Dudaklarındaki o ateş kavurmuştu yüreğini.Garipti,Pınar ona karşılık vermişti.Saçlarını okşadı.Parmaklarını bacaklarında gezdirdi,göğüslerine dokundu.Bulutların üstünde gibiydi.Ama fazla sürmedi, Pınar geriye çekilerek onu itti ve hızla çıktı,gitti.Ne olmuştu.Birden her şey kapkaranlık oldu.Artık nasıl bakacaktı onun yüzüne.Çok utandı,hem de çok. Ama her şeye değerdi.Sevdiği kadını ilk ve belki de son kez öpmüş ve ona dokunmuştu.Bu gün onun için bir tarihti ve asla unutmayacaktı.Oradan kaçmalımıydı yoksa olacakları beklemelimiydi. Sadece bir köşeye oturdu ve beklemeye karar verdi.Ne olacaksa olmalıydı.Akşama doğru Pınar geri geldi.Hiç bir şey olmamış gibi davranıyordu.Ve yine günler hızla geçip gitti.
Pınar üniversitede Arkeolog bölümünü okumuştu.Sanata ve antikalara çok düşkündü.Oda yalnız yaşıyordu.Hayat doluydu.Her olaya farklı yönden bakardı.Bazen şarkılar mırıldanır, bazense kendi kendine dans ederdi.Onu hayranlıkla izlerdi.Bu bağlılık büyük bir tutkuydu adeta .O günden beri Pınar yine Engin’e ufaklık diye sesleniyor ,ablasıymış gibi davranıyordu.Ama neden? Neden olacak ,o tahsilli,kültürlü ,çok güzel bir kadın.Aralarında 12 yaş vardı.Pınar gibi akıllı bir kadının etrafında dolaşan bir sürü erkek varken onun gibi 16 yaşındaki bir velede bakacaktı.Bakmazdı tabi İşte bu duygularla kendine acı çektirirken 2 ay daha geçmişti hızla.Bazı şeyler değişmişti bu arada.Artık dükkana takılan ,sinir bozucu bir adam vardı.Pınar’ın çevresinde dolanıyor,onu dükkandan ve Enginden uzaklaştırıyordu.Engin çok bozuluyordu,sinirleri alt üst olmuştu.İçi içini yiyordu.Nerden çıkmıştı bu adam.Bi kaşık suda boğabilirdi.Ama yapamazdı.Pınar vardı arada ,onu incitemezdi.Ölesiye sevse bile.Belli ki Pınar’da boş değildi bu adama karşı.Onunlayken gülüyor ,eğleniyordu.Neyi eksikti o adamdan diye düşünürken fark etti ki neler eksikti neler.Adam ,yakışıklı,olgun,kültürlü daha saymalımı.Oysa kendi sadece bir ufaklıktı.Ama kabullenemezdi bu durumu ,bir şeyler yapmalıydı.Pınar’ı o adamdan uzaklaştırmalıydı,kendine aşık etmeliydi.Ama nasıl.
İşte böyle karmaşıklık arasında, artık son noktayı getiren o haber.Bütün hayatı altüst olmuştu ve artık hiçbir şey için mücadele etmesine gerek kalmamıştı.O son günde Pınar’ın ağzından çıkan o tek kelime.’ Evlendim’ Bu bir kabus muydu.Uyanmalıydı hemen.Ama hayır,Ne bir rüya ne de bir şakaydı.O gerçekten bir çılgınlık yapmış ve o adamla evlenmişti. Artık onun kadınıydı.Kalbine bir hançer saplanmıştı sanki.Hiç bir şey söylemeden dükkandan çıktı.Delice yağan yağmurda koşarak eve gitti.Kapıdan girince gözyaşları sel olup gidiverdi. 16 yıllık bir göz yaşıydı bu.Her şey bitmişti.Eşyaları fırlatıyor ,duvarlara yumruk atıyordu.Birden durdu.Hiç kıpırdamadan bir noktaya baka kaldı. Ruhu sanki bedenini kaybetmişti.Eline aldığı ipi tavandaki demire bağladı sıkıca.Köşede duran kırık sandalyeyi getirdi üstüne çıktı.İpi boynuna geçirecek şekilde bağladı.Bir süre böyle bekledi.Zamanı gelmişti.İşte o an bir çığlık sesiyle gözlerini açtı.Boğazındaki acıyı hissetti,nefes alamıyordu.Kırık sandalye daha fazla taşıyamamıştı onu.Artık ne çırpınabiliyordu ne de nefes alabiliyordu.Her şey için bir sondu...





içerik ile ilgili anahtar kelimeler : Son nefes


Bu Kategoriden Rastgele Yazılar:
Sevgilin değil sevdiğin olmaya geldim
Aşk affedermi
Sevmek nedir
Kimin yüreğinden kimi kovuyorsun
inat
Güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini
Seviyorum seni sevgili
Biz yetmezmiydik birbirimize
Sana seni yazıyorum
Anne hakkı ödenmez
Hep vardın ya,yok ol şimdi
Bir papatyanın hikayesi
Seni seviyorum dostum
Şah mat
Bana gözyaşı borcun var
70 yaşında sevgiyi anlayan adam
Sevgi sözleri
Aşık olmadan önce mutlaka oku
Aşk Belası
Hep seninleyim, hep seni yaşıyorum

Yaşam ve İnsanlar Sedo - Domains kaufen und verkaufen das Projekt http%3A%2F%2Fbaylar.net steht zum Verkauf Besucherstatistiken von http%3A%2F%2Fbaylar.net etracker® Web-Controlling statt Logfile-Analyse
Erkek   Eğlence   Aşk sözleri   Firma rehberi   Hazır Mesajlar   Komik sözler   logo melodi   gül resimleri   gelinlik resimleri   Sms mesajları   firmalar   pictures   t a g g m t g

Copyright © 2006-2008 Baylar.Net Bir  KOSWEB.NET  Yapımıdır.