Kucağındaki Hazine
Kadının biri, cömert olduğu söylenen yaşlı bir bilgeye gidip:
- Bu şehirde benden fakir insan yok!. demiş. Bana biraz yardım eder misiniz?
Bilge adam, kadının kucağındaki bebeğin bir ipeği andıran yanaklarını okşayıp öptükten sonra:
- Demek fakirsin!. demiş. Hem de çok fakir. Ama karşılıksız yardım yapmak, adetim değil!. Eğer yardım istiyorsan, çocuğunun parmağını satman gerekir..
Kadın, önce deli olduğunu sanmış bilgenin. Daha sonra da, kötü bir şaka yaptığını... Ama adam ciddî görünüyormuş. Kadına bir kese altın uzatıp:
- Ayak parmağına da razıyım!. demiş. Zaten cerrah olduğumdan, ona acı çektirmem
Kadın, bütün kanını donduran bu teklif üzerine kaçmayı düşünürken, adam:
- Sadece tırnağını söksem de olur! diye devam etmiş. Biliyorsun zamanla yenisi çıkar.
Kadın, bu ruh hastasına daha fazla dayanamamış. Ve kapıyı çarpıp uzaklaşırken, adam onun arkasından:
- Nasıl bir fakir olduğunu anlayamadım!. diye bağırmış. Kucağındaki hazinenin tırnak kadar bir parçasını, bir kese altına değişmiyorsun.
Cüneyd Suavi
içerik ile ilgili anahtar kelimeler : Kucağındaki Hazine
Bu Kategoriden Rastgele Yazılar:
Telefon Defteri
küçüğüm
Kalbini kuşlara veren çocuk
Anneme
Sevda Uğruna Ölüm
Nergisler
Sedef Çiçeği
Aşk
Kırmızı Gül Demet Demet
keman
Kaç Kırlangıç Kovaladınız
Düş
Bir Kızın Hayatı
Hisli Kalpler
Küçük itfaiyeci
GÖRMESİNİ BİLEN GÖZLER
GECEYLE RANDEVU
Sevgi ve Güzellik
Bir Makas ve Bir Kutu İlaç
Doğmamış Çocuğa Mektuplar
|