BEYAZ GÜNEŞ VE LEYLAM
BEN o zamanlar yedi yaşındaydım.Babamın çiftliğine giderdik her yaz.Annem beni kandırarak kaldırırdı.Ve biz her Temmuz başı Ekim ayına kadar o sıkıcı çiftliğe giderdik.Ama durumlar her yıl değişiyordu tabi.Büyüdükçe havası biraz daha ilginç oldu.İlk çiftliğe gidişim,ortam,orayı her yıl görmem daha sonra; temelli kalmak,okumak ve babamı küçümserken o yere sahip olup işletmek.Leylam,evet ona olan sevgim ve onu kaybedişim . Sokakta oynuyordu herkes her zamanki gibi.Ben onların benimle de oynamalarını istiyordum ama onlar beni çağırmımıyorladı.İnatçı ve kötü davranırdım o yüzden.Orda ne varsa suratlarına fırlatırdım.Onlar kaçarlar ve ailelerine şikayet ederlerdi.Annemde beni hep uslu çocuğum diye yollar ama,bir vukaat olmuş gibi sadece benim duycağımı sanarak eve geldiğimde annem ; > Ben umursamayarak odama girdim.Bağırarak odamı dağıtırdım.Camdan ne kadar oyuncağım varsa aşağı attım.Aşağıda herhalde birisinin kafasına gelmiş olmalıki yabancı bir adamın bağırışlarını duydum.Çoooooook güldüm ve madem yemek yok,uyumaya hazırlanırken kapı zili, Koştum ,baktım kapı aralığından.Bir adam kapıda anneme sinirli bir vaziyette bağırıyordu.Şişko,şapkalı ve pos bıyıklı bir adam, > > Diyerek kapıyı kapadı ve kapamasıyla odama gelmesi bir oldu.Allah’tan uyuyor numaramla,bir şey diyemedi he. Yarın canım hiç kalkmak istemiyordu.Sabahın köründe annem, ><çabuk kalk gidiyoruz,Kazım Paşa Çiftliğine.Diyerek,bir hışım bavullar,giysiler,herkes aldı başını hızlı vaziyette bir koşuşturmaca, toparlanıyorlardı.Annem,ablam,çalışanlar ve babam yoktular.Öyle ağlıyordum ki,dün ki haylazlıklarım yüzündendir diye cezalandırılıp o sıcakta adı neydi,Paşa denen okula gidiyordum.Anneme yalvarmalarım işe yaramadı ve bavullarla dışarıda hazır bekleyen iki arabaya doluştuk.Ve babam mutluydu.Benim gideceğim için herkes mutluydu.Babam döndü bana, >< Oğlum hazır mısın?Baban artık bir çiftlik sahibi ve artık orada yaşıyacağız. > Ben mutsuzdum çünkü;her şeyi en son bana duyururlardı. Babam şimdi o yerin sahibi mi olmuştu yani?Neyse,bir gün sonra ulaştık.Kocaman bir bina beklerken garip çimenlik ve koşan bitşeyler vardı.Ben dışarıdayken annem ve ablam evi düzenliyolardı.Babam benim elimden tuttu ve; > gözlüklü ve devamlı sırıtıyordu,ben korkup babamın arkasına saklandım.Babam bana dönüp, > Babam galiba fabrikatürdü,ben bunu geçen sene anladım. Fabrikatörlük ne ki;böyle şeyler mi? yapılıyor.Ben büyüyünce fırıncı olucam ve herkese ekmek dağıtıcam ve oğlum böyle yerlre götürmeyeceğim diyerek daha anlamadan o gün babamla alay etmiştim Gün geldi çattı.Önlük denen o değişik giysileri giydim ve annem; > ben değil,galiba otuz kişimiydik ne!yanıma siyah saçlıörmüş çok şeker birini oturtmuştu öğretmenim.Ama o benle konuşmazdı diğerleriyle konuşurdu.Günler geçti yavaşça tanıdığım insanlar benim yaşıtımda ve arkadaşım oldular. Öğretmenlerimi de sever oldum.Alışmıştım, pek korkulacak bir yer değilmiş be burası;alacağınız olsun sizlerin,iyiki bu yere geldik ,deyip haftalar,aylar,yıllar birbirini kovalarken5.sınıf.
Bir nisan günü şaka yapıyordu herkes, bende şaka olsun diye öğretmenimin sandalyesini çektim yere düştü ve ‘aaah’ diyip , popo üstü yere yuvarlandı.Hemen kalktı ve; > okuldan eve.Tabi annemin haberi yok öğretmenimin bana ceza verdiğinden; > herkes şaka yapıyordu. Artık okul bitmiş sanarak ben her yaz gibi 5. sınıf bitti artık o yere gitmeme gerek yok diye düşünürken,yine başlayacağını ama, bu sefer yaz tatilimi düzgün geçireyim ki,okula gitme- yeceğim düşüncesiyle,karnemle eve koştum. Her sene olduğu gibi karnem,bu sene de birlerle doluydu ve annemle babam çok kızdılar her sene sonu olduğu gibi. Banane,yazın güzel ve uslu çocuk olursam,o yerdenböyle bir Değerlendirme almam heee!diyip,odama fırladım ve atların Olduğu yere gittim. Dolaşırken , evet oydu! İlk sıra arkadaşım Leyla, bizim sınıftan bir arkada- şımla konuşarak önümden geçirlardı,merhaba diyecektim ki, hiç yüz vermedi ve Selim ile konuşurken bana bana yüz vermiyordu.Neyse,o gün çiftliğin ne manaya geldiğini anlatan birini bulmuştum hele şükür!galiba babamın iş arkadaşıydı ki bana; > > > > ><Çünki;çok şikayet geliyormuş öğretmenlerinden ve arka- daşalarından . > > öyle yapma bir daha tamam mı? > Bana yanlış dememişlerdi ki.dimi?bir mutluluk koştum eve. Her akşam üstü Hakkı amca ile atlara yem, su veriyor,birazda koşturuyorduk.Artık günlerim çok eğlenceli geçiyor ve ben bugünlerimin bitmesini istemiyordum. Günler,haftalar geçti yine okul koşuşturmalarıydı girdik tela- şa.Ortaokul ,hep orta halli geçti.Artık bir getirmiyor aksine, ödevlerimi de iyi yapıp,öğretmenlerimden iltifat alıyordum. Neydi beni bu coşkuya getiren bilmiyordum. Yağmurlu bir akşam üstü yine gittim ama bu sefer kaçtım çün- kü atların durumunu çok merak ediyordum.Hakkı amcanın ya- nına aa bir bakayımki!bir at yatmış kıvranıyor yanında ondan küçük bir at daha vardı.Hakkı amca bana bu beyaz atın yavrusu olduğunu ve çok hasta olduğundan yavruyu başka yere vereceklerini söylüyordu ki ben, > dedim ki, > etme bakiyim,meraktan öldük çabuk eve. > Eve gittik ben yine ceza aldım ama bu sefer,uyumak istemiyordum çünkü,aklım o küçük beyaz attaydı.Çok sevmiş- tim onu.Babama gülmüştüm yedi yaşındayken ama ondört yaşıma gelinceye kadardı o,artık atlarla ilgilenmek istiyor- dum babamın yaptığı gibi. Sabah kalktım ve bugün takvime baktım.Aman tanrım! bugün benim doğum günümdü.Ve hava çok güzel,açık güneşliydi. İndim kahvaltıya sevinçle,ama kimse bana günaydından baş- ka bir şey dememişti,taki o ana kadar. Canım sıkılınca bir dışarı çıkıp,çiftlikte dolanıyım dedim. Atlara baktım biraz ve atların koşturulduğu alana gidip çit- lerin üzerine oturdum.Leyla,atların üstünde,uçuşan saçlarıyla çok güzel görünüyordu.Tabi arkasında Selim.Akşam oluyordu, canım sıkıldı onu Selim’in yanında görünce.Selim; > kötü bakıp,ne düşünüyon. > > ><İyiyiz işte,hiç konuşmuyosun benimle, neden? ><Çünki seni hiç görmüyorum ki. > > onun kolundan çekip ‘hadi biz gidiyoruz”dedi.Ya bu ne oluyor şimdi anlamadım.Eve gittim ve, > ><Üf ben gelmesem olmaz mı? > Ben odama çıkıp giyinirken,kafama takıldı beni hiç umursamı- yor havası vardı bu sabah herkeste ama bana şimdi bunu söylüyorlardı. Gittik heryer zifiri karanlık.Sürpriiiizzzz
Etrafta balonlar,düdükler,süsler.Gözlerime inanamıyorum. Herkes hatırlamamış numarası yapıyordu,meğer bundanmış. Herkes hediyesini verdi.Leylam ve yakın arkadaşım Selim de hediyelerini verdiler,Leyla bana en çok istediğim”Karbela” romanını vermişti,Selim bana kazak almış.Babam, bana bir şey vermemişti.Yoksa benim doğum günümü unut- muş muydu?Kapı çaldı ve; > AAAAAAAAAA bir aşağıya ineyim ki,evet yavru beyaz atı, bana hediye etmişti.Allah’ım bu atı çok istiyordum.Olamaz onun adı yoktu oysa.Babam” ona ne ad koyacaksın”dedi.Ben biraz düşündüm.Ve onu sıkıldığım bir gün tanıyıp,beni güneş gibi mutlu ettiği için adı Beyaz Güneş evet adı bu olsun dedim herkese ve artıık bir at sahibi olmuştum.
Lise yıllarına gelmiştim artık ve ne meslek yapıcağımı bilmiyordum.Lise mi?okuyacaktım şimdide.Aman nasılsa iyi bir yer okul diyerek moralimi bozmadan liseye başlamıştım. Birde üstüne güzel bir haberim var.Evet Leyla ile aynı sınıfta- yız yaşasııın.İlkokulda olduğu gibi.Yanıma geldi ve, > > > > Selim dedi.Ama bilmiyor ki,onu sevdiğimi,bunun için sinirlenmemeliyim. Günlerim hem Selim ve Leyla hem de,hafta sonları Beyaz Güneş’im ile yani beyaz atımla geçiyordu.Öyle böyle derken Lise de bitti ve mezuniyet gecesi çok güzel geçti.Leyla ile dans ettim ve ilk defa bukadar uzun Leyla vede Selim ile eğlenceli konulardan sohbet ettik.Leyla ile iyi anlaşmak beni sevindiri- yor ama Selim ile elele tutuşması sinirimi bozuyordu.Ama yinede bu gece muntazamdı. Oley Beyaz Güneş’imle daha fazla vakit geçiriyordum,bir yandanda üniversite telaşı.İşletme okumaya karar vermiş ama ne yapacağımı bilmiyordum.Herkes biryerlere dağılmıştı,oku- mak için.Seneler çabuk geçti ve elimde bir diplomam vardı.Ama nerede çalışacaktım? Yine güzel bir gece düzenledi babam.Açık havada iş yemeği ve ortağımın ‘güzel kızı nişanlanıyor’dedi.Bilmiyordum kızının Leyla olduğunu.Yemekler yendi,kahkahalar,parlayan gözler, sırıtan yüzler.Öyle geçiyordu.Ve babam herkesi çağırdı,bir araya toplandık.Babam herkese; > sebebimiz malum hem hayırlı bir iş,hem de ben artık yaşlandım yeni bir yönetici lazım fabrikama.’deyip benim sırtımı sıvazladı. > Diplomanı da aldın.Eh güzel bir sına bakalım kendi bilgilerini.Diyip,elini uzattı,elini öpüp,sarıldım babama ve Bana verdiği en büyük ikinci hediyeydi bu.Sonra aradan epey vakit geçti,bu sefer babam ve yanında ortağı Hakkı amca vardı.Olamaz yanında Leyla vede Selim vardı.Acaba niye benide çağırmamışlardı.Babam dedi ki, > diği an ben yıkıııldımmm.Artık daha fazla dinleyemiyecektim, ne yani olamaz sevdiğim kız benim en yakın dostumla nişanlanmışlardı. Gece çok içmiş olmalıyımki,sabah kalktığımda başım ağrıyordu.Annem koştu yanıma, > > Gittim,çalışacağım yere ve hayatımda ki en yakın arkadaşımın Sevdiğim kızla nişanlandığını hatırladım.İçim burkuldu.Biraz mutsuzdum ama işime ilk günden güzel başlamalıydım.Bir git- tim ki,sekreterim’Selim bey odanızda ‘dedi.Öyle bir sinirlen- miştimki,hışımla odama girdim ve yanında Leylam da vardı. Bana hayırlı olsuna gelmişler.Sevindim,ama söyleyememiş ve Söyleyemeyecektim Leyla’ma onu sevdiğimi.Genel müdürmüş Selim de,bunları anlattı.İkisi çok mutlu görünüyorlardı.Ben ilk günümle beraber güzel günler geçireceğimi hayal edip artık kendimi sadece işimde buluyor,Beyaz Güneş’imle de fazla ilgilenemiyordum.
SEVDİĞİM kadın yani arkadaşım ve en yakın dostum Selim evlenmişlerdi artık.Ben kaderime boyun eğdim ve seneleeeeer beni bu yaşıma sürükledi.Ve hatırlıyorum ya da hatırlamak istemiyorum.Bir nisan akşamı Leyla’nın kanser olduğunu Selim’in beni arayıp anlatmasından sonra öğrenmiştim.Ve o da biliyordu.Birkaç gün sonra beni aradı,önemli olduğunu ‘artık hiçbir şeyin önemi yok,şu birkaç günlük ömrümde sana bir şeyler anlatmam gerek’deyip,benimle görüşmek istediğini vurguladı,kapadı. Acaba niye? bu yağmurlu günde bana ne anlatabilirdi.Onu ne zaman kaybedeceğimi bilmiyor ve yüzüne bakamam hemen yaşlara boğulurum diye geçirdim aklımdan ama yinede şu yağmurlu gecede onunla görüştüm.Bana; > sana olan sevgimi anlatayım.Bak;babam beni Selim ile, işleri iyi gitmeyip,daha iyi olsun diye evlendirdi.Çünkü,Selim’in ba- basının böyle sorunları yoktu.Ve bana evlenme teklifi etttiğin de babamın durumu düzelebilsin diye evlendim.Oysaki,seni çok seviyor ve senden bir söz bekliyordum.Artık bunun bir önemi yok ama olsun yinede söyledim’dedi ve dediği an kollarımda hayata gözlerini yumdu.
O geceden bu geceye tam 10 yıl geçti.Artık hayatıma yeni bir düzen kurdum ve hayatımda herkese sevgi,muhabbet eksiltmeden.Çoooook suçlayan oldu ama üstesinden geldim. Şu an etrefımda üzücü hiçbirşey tutmuyorum ve anlatanı da dinlemiyorum.Yöneticiliği bıraktım,ondan sonra.İşletme okumuştum evet ama çocukken fırıncı olcam demiştim ya,şimdi fırıncılık yapıyorum. Artık sadece kendim için ve dostlarım için yaşayarak herkese karşı duyarlı davranıyorum
içerik ile ilgili anahtar kelimeler : BEYAZ GÜNEŞ VE LEYLAM
Bu Kategoriden Rastgele Yazılar:
Rüzgar ile Yağmur
18 Yaşında
Sen ölmemelisin aşkım
Suna nın serçeleri
email
Doktor ve Hastası
GERİDE KALAN TEBESSÜM
HİÇ HAYALLERİNİZDEN 0 ALDINIZ MI
Aldattığın Ben Değilimki
Kederli kız
ZAMANI SENİNLE AŞMAK
sen aşk nedir bilir misin
kanser
3 İhtiyar Misafir
bir yudum çay sevdalar ve aşk
Uçurumlardan Atamadığım Kalbime
Yaşanmış Bir Sevda Masalı
rivayet
Mutsuz aşk
otobüstekler
|